SEÇİM ÖNCESİ;
31 Mart 2019 Yerel
Seçimleri, hiç görülmemiş olayların yaşandığı, çok konuşulacak ve tartışılacak
konuların meydana geldiği bir seçim olarak tarihe geçti.
İktidar, seçim
çalışmalarında ve seçimin değerlendirme aşamasında;
-Sözlü ve
Yazılı Medyayı etkin bir şekilde kullanarak bir taraftan kendi propagandasını
yaparken, diğer taraftan muhalefet adaylarını karalama kampanyası yürüttü. Öyle
ki, muhalefet adayları medyada hiç yer alamadı diyebiliriz.
-İlave olarak, Devletin İmkanlarını kullanan İktidar
Partisi olağanüstü orantısız bir seçim kampanyası yürüttü,
-Üstelik,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu kapsamda iktidar adayları lehine etkin
bir kampanya yürüttü. Medya da sürekli yer aldı, demeçler verdi, muhalefet
adaylarına ağır eleştiri ve suçlamalarda bulundu.
-Özellikle İktidar
partisi, muhalefet adaylarına başta Ankara ve İstanbul Adayları olmak üzere en
üst düzeyden Tehdit ve Karalama kampanyası Yürüttü,
Muhalefet
ise medyanın kısıtlı imkanlarına, her türlü karalama, tehdit ve çamur atmalara ve
kısıtlı imkanlarına rağmen yılmadan bir seçim kampanyası yürüttü.
İktidar Partisi AKP’nin, yukarıdaki avantajlarına rağmen 17 Yıllık İcraatını da masaya yatırmak gerekir;
- Referandumda
söz verdiği sorunları çözememişti (Ekonomi, işsizlik vb)
-Partiden ihraç
edilen etkili isimler vardı ve Partide rahatsızlık yaratmıştı,
-Teşkilatlardan
pasifize edilen partililer yerelde kayıplara neden oldu.
-AK
Partinin, düşündükleri ve hayal ettikleri şeyleri gerçekleştirmediği
endişesi içindeki aşırı tutucuların memnuniyetsizliği hat safhadaydı,
-Seçim
kaybedilirse ne yapacağız endişesine kapılan ortamı geren kraldan çok kralcı
olanların işsiz kalma ve yalnızlaşma korkusu içerisindeki özellikle medya ve iş dünyasının muhalefete aşırı tepkileri vb,
-Suriye'de
iflas eden dış politika,
-Referandumdan
çıkan zayıf bir iktidar,
- ABD ve
Rusya ile yaşanan olumsuzluklar,
-Yandaş
medyadaki kavga,
-Ekonomideki
dar boğaz, işsizlik, terör.....
-Atatürk'e hakaret eden ve saldıran kişi ve kuruluşlara sessiz kalınması ve hatta bazılarına ziyarete gidilmesi,......................
-Atatürk'e hakaret eden ve saldıran kişi ve kuruluşlara sessiz kalınması ve hatta bazılarına ziyarete gidilmesi,......................
Görünen şudur;
AKP yeni yapılanmasında, söylenen ve iddia edildiği üzere kesinlikle FETÖ tasfiyesi olmadı ve bu
konuda da ciddi bir mücadele yapılmadı. Özellikle FETÖ'nün Siyasi Ayağı ile hiç uğraşılmadı.
Toplumda birlik ve beraberliği arttıracak tedbirler alınmadı, tam tersine tüm muhalefet, muhalefet eden ve eleştiren kesimler terörist ve/veya hain ilan edildi ve onlara baskı ve yıldırma politikası uygulandı.....
Kısaca; Toplumu daha da gerecek, kutuplaştıracak
hareket ve eylemler uygulandı. 17 yıllık iktidar bir de üstüne İlave olarak da BEKA Konusunu gündeme getirdi ve de da sürekli gündemde tuttu.
Beka Söylemi Ülkenin Bekası değil, aslında İktidarın Bekasıydı. Çünkü İktidar her yönüyle başarısızdı.
İşte böyle bir
durumda İktidar Partisi AKP,
Referandum ve Cumhurbaşkanlığı Seçiminde yaptığı gibi bu Seçimde de Devlet Bahçeli Yönetiminde ki MHP ile anlaşarak çok büyük destek aldı ve bu seçime de bu şekilde kendine göre güçlü girdi.
Referandum ve Cumhurbaşkanlığı Seçiminde yaptığı gibi bu Seçimde de Devlet Bahçeli Yönetiminde ki MHP ile anlaşarak çok büyük destek aldı ve bu seçime de bu şekilde kendine göre güçlü girdi.
Aslında AKP, Eğer bu İTTİFAK olmasaydı daha başlangıçta Referandumda yenilgiye
uğrayacak ve çözülme aşamasına girecekti.
Kısaca AKP, MHP sayesinde çöküşünü durdurdu, ancak engelleyemedi. Sadece zaman kazandı.
İşte;
Orantısız ve Tek taraflı rekabetin AKP'den yana olan bir ortamda Türkiye 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerine Gitti.
Kısaca AKP, MHP sayesinde çöküşünü durdurdu, ancak engelleyemedi. Sadece zaman kazandı.
İşte;
Orantısız ve Tek taraflı rekabetin AKP'den yana olan bir ortamda Türkiye 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerine Gitti.

0 Yorumlar