Gelecekte kent içi ulaşım araçları (1)
1.
GELECEKTE KENT İÇİ ULAŞIM ARAÇLARINI ETKİLEYECEK FAKTÖRLER;
Ulaşım
araçları, çeşitli nedenlerden dolayı tarih boyunca değişikliklere
uğramışlardır. Bu değişiklikler, ihtiyaçtan, talepten, rekabetten, çevresel etkenlerden,
yolculuk süresini kısaltmaktan, emniyetten, teknolojik
gelişmelerden…….kaynaklanmıştır.
Bununla
beraber, motorlu ulaşım araçlarının tarih sahnesine çıktığından beri birçok
yenilik ve değişikliklere rağmen değişmeyen tek husus, kullanılan yakıt cinsidir.
Günümüzde de bu durumda farklılık yoktur ve bu durum aynen devam etmektedir.
Hiç bitmeyecekmiş gibi araçlar için enerji elde etmede yoğun olarak fosil
yakıtlar tüketilmeye devam edilmektedir.
Günden
güne artan nüfus ve gelişen sanayi, bir taraftan hızla mevcut enerji
kaynaklarını tüketmeyi sürdürürken; diğer taraftan çevreye ve insanlara meydana
getirdiği çevre kirliliği ile de zarar vermeye devam etmektedir.
Ancak; insanoğlu,
-Çevre kirliliği ve bunların etkilerinin
artması,
-Trafik (Ulaşım Sorunu)’nun çözülemez ve
çekilemez oluşu,
-Nüfus artışı ve kırsal alandan kentlere
göçün hızla artmaya devam etmesi,
-Teknolojik gelişmeler ve buna bağlı olarak
büyüyen sanayinin zorlayıcı etkileri,
-Mevcut enerji kaynakları ve bunların yakın
gelecekteki durumlarından dolayı yeni arayış ve değişikliklere yönelmiştir.
a. Çevre Kirliliği ve Bunların Etkileri,
Doğal
ve insan faaliyetlerinden meydana gelen ve bu faaliyetlerin sonucunda çeşitli
kaynaklardan çıkan katı, sıvı ve gaz halindeki kirletici maddelerin hava, su ve
toprakta yüksek oranda birikmesi çevre kirliliği oluşmasına neden olmaktadır.
Diğer
taraftan, hızla artan dünya nüfusunun ihtiyaçlarının karşılanması için
teknolojinin gelişmesine bağlı olarak endüstrileşmenin de artması çevre
kirliliğinin artmasına neden olmaktadır.
Hava,
toprak, su ve ses kirliliği olarak dört bölüme ayrılan çevre kirliliği
özellikle doğa ve canlılar üzerinde bazıları kalıcı olmak üzere fizyolojik ve
psikolojik olumsuz etkileri olmaktadır. Çevre Kirliliği özetle;
-Bazı
canlı türlerinin yok olması ve/veya azalmasına,
-Sıcaklığın artması ve bunun sonucu olarak
buzulların erimesine, (İklim değişiklikleri)
-Salgın hastalıklara,
-Radyasyon ve kimyasallardan kaynaklanan
hastalıklara,
-Akciğer ve solunum yolları hastalıklarına,
-Özellikle ses kirliliği insanlarda işitme
bozuklukları, fizyolojik ve psikolojik bozukluklara neden olmaktadır.
Günümüzde
çevre kirliliği büyük şehirlerde daha çok etkisini göstermektedir. Özellikle
araçların ve tüketilen enerjinin sebep olduğu hava kirliliği ve ses kirliliği
çevreyi ve canlıları olumsuz olarak etkilemektedir.
Konumuz
ulaşım olduğundan çevre kirliliğine neden olan faktörlerden sadece araçlar
(Kara, raylı sistemler, hava ve deniz) üzerinde durmak istiyorum. Araçlar,
kullanılan enerji türünden dolayı hava ve ses kirliliğine neden
olmaktadır.
b. Trafik (Ulaşım Sorunu),
Özellikle,
kara araçlarında yaşanmakta olan trafik sorunu, insanların ulaşım zamanını
uzatmasının yanı sıra, gereğinden fazla akaryakıt sarfiyatı ile ülke
ekonomisine olumsuz yansırken, aynı zamanda çevre ve ses kirliliğini de
arttırmaktadır.
c. Nüfus Artışı ve Kırsal Alandan Kentlere
Göç,
Hızlı
nüfus artışı ve buna ilave olarak kırsaldan kentlere göç, şehirlerde bina,
araç, tüketim maddesi vb ihtiyaçlarında artmasına neden olmaktadır.
Artan
ihtiyaçlar ve bu artan ihtiyaçların karşılanması için teknolojinin gelişmesi ve
bu meyanda teknolojinin gelişmesinden dolayı endüstrileşmenin de artması çevre
kirliliğinin artmasına neden olmaktadır.
d. Teknolojik Gelişmeler ve Buna Bağlı Olarak
Büyüyen Sanayi,
Teknolojik
gelişmeler ve buna bağlı olarak büyüyensanayi istihdam için kırsal alandan göçe
neden olmaktadır.
Büyük
şehirlere bu göç hareketi ile beraber gelen küçük sermaye sahipleri, özellikle
yan sanayi ve küçük yatırımlar ile sanayinin büyümesine katkı sağlarken ilave
nüfus hareketlerini de beraberinde getirmektedir.
Diğer
taraftan; mevcut yatırımcılar, işletmelerini yerleşim yeri olabilecek veya
tarım arazisi olarak kullanılabilecek alanlara yapmalarından dolayı tarım veya
yerleşim alanı olabilecek araziler heba olmaktadır.
Bu
durum, plansız kentleşme ve çevre kirliliğini de beraberinde getirmektedir.
e. Mevcut Enerji Kaynakları ve Yakın
Gelecekteki Durumları,
Ülkelerin
gelişmesi, artan nüfus, enerji kaynaklarının durumu ile enerji tüketimi
arasında yakın ilişkiler bulunmaktadır. Ayrıca, enerji kaynakları ticari
olmasının yanında stratejik maddeler olarak sınıflandırılmaktadır.
Dünyada
yapılan çeşitli araştırmalar; mevcut enerji kaynaklarının, insanoğlunun günden
güne artan ihtiyaçlarından dolayı büyüyen dünya enerji talebini kısmen veya
tamamen karşılayamayacağını göstermektedir.
Tüm
dünyanın bildiği bir gerçek, en geç yirmi yıl (2020-2025) dünyada ham petrol
kaynaklarının tükenme noktasına geleceğidir (Ekonomik olmaktan çıkıp kritik
olacaktır). Aynı şekilde nükleer santrallerin temel enerji kaynağı olan uranyum
ve thoryum
gibi kaynaklarında ömrü 100 yıl olarak tahmin edilmektedir.
Ayrıca,
bu duruma çevre kirliliği yönünden bakıldığında fosil yakıtların ve nükleer
teknolojinin çevreyi kirlettikleri de görülmektedir.
Yukarıdaki nedenlerden dolayı, başta kent içi
ulaşım araçlarında olmak üzere ulaşım araçlarında yakın gelecekte çok önemli
değişiklik ve gelişmeler olacaktır. Bu değişiklik ve gelişmeler ile yapılması
gerekenleri bir sonraki yazımda ele alacağım.
Mevlüt
Bayrak
